25 Mart 2013 Pazartesi

İnmek istiyorum bu durakta…



 
İnmek istiyorum bu durakta…
Çaresizliğin kilometresi, bacaklarımda sızısı
Bir yol başladı hengabe yüreğimde
Yıkık duvarları , boyası akmış pencereleri olan bir ev gibi
Yürüyorum…
Aslında bu bir Yolculuk
Tek başına bir yolculuk
Beynimde karşıt fikirlerin kavgasına tanık oluyorum
Sorduğum ve yanıtlarını yine ben verdiğim sorular dans ediyor
Ölümcül bir yolculuk
Cehenneminde kaldırım taşlarını sayıyorum
Üzerilerinde ki geçmişten izleri sayıklıyorum zihnimde
Kaldırım taşları daha anlamlı gelmeye başlıyor bu sonsuz  yolculukta
Yoruluyorum…
Bedenim değil ,aslında yorulan beynimmiş gibi
Anlamsızlıklar arasında anlam arayışı içerisindeler
Serzenişte ayaklarım ,  kaldırım taşlarını saymaya devam ediyor hep
İnmek istiyorum bu durakta
Bedende başlayan ruhumda devam eden uçsuz bucaksız bir yolculuk
Islak pencerelerimden
Korkak kapılarımdan bakıyorum çevremdeki her varlığa
Çığlıkları kulağımda nefeslerin
Adımlarım sessiz yorgun ve kavgalı
Beynimdeki yolculuğu bitirmek istercesine yürüyorum devamlı
Bitiriyorum beynimdeki ve bedenimdekini
Seyrediyor beni sessizlik
Peşimde karmaşalarım, umutsuzluklarımın içinde umut arayışlarım
Durağan yoldayım yürüyorum
 Hızlandırıyorum hayatımdaki anlamlılıkları
Ve sebebini bildiğim yaşam savaşımı
Sona erdiriyorum yolculuğumu bu defa
Yolculuk sona eriyor…
Bir sonraki inişler için, umut vaat ediyorum kendime
Gölgelerime…