İnmek
istiyorum bu durakta…
Çaresizliğin
kilometresi, bacaklarımda sızısı
Bir yol başladı hengabe yüreğimde
Yıkık
duvarları , boyası akmış pencereleri olan bir ev gibi
Yürüyorum…
Aslında bu
bir Yolculuk
Tek başına bir yolculuk
Beynimde karşıt fikirlerin kavgasına tanık oluyorum
Sorduğum ve
yanıtlarını yine ben verdiğim sorular dans ediyor
Ölümcül bir yolculuk
Cehenneminde kaldırım
taşlarını sayıyorum
Üzerilerinde ki geçmişten izleri sayıklıyorum zihnimde
Kaldırım
taşları daha anlamlı gelmeye başlıyor bu sonsuz
yolculukta
Yoruluyorum…
Bedenim değil
,aslında yorulan beynimmiş gibi
Anlamsızlıklar
arasında anlam arayışı içerisindeler
Serzenişte ayaklarım ,
kaldırım taşlarını saymaya devam ediyor hep
İnmek
istiyorum bu durakta
Bedende başlayan ruhumda devam eden uçsuz bucaksız bir yolculuk
Islak pencerelerimden
Korkak kapılarımdan
bakıyorum çevremdeki her varlığa
Çığlıkları
kulağımda nefeslerin
Adımlarım
sessiz yorgun ve kavgalı
Beynimdeki yolculuğu
bitirmek istercesine yürüyorum devamlı
Bitiriyorum beynimdeki ve bedenimdekini
Seyrediyor beni sessizlik
Peşimde karmaşalarım, umutsuzluklarımın içinde umut
arayışlarım
Durağan
yoldayım yürüyorum
Hızlandırıyorum hayatımdaki anlamlılıkları
Ve sebebini bildiğim
yaşam savaşımı
Sona erdiriyorum yolculuğumu bu defa
Yolculuk sona eriyor…
Bir sonraki inişler için, umut vaat ediyorum
kendime
Gölgelerime…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder